Bu projede, Alaçatı’nın bohem ruhunu taşıyan Terra Marique Ceramic atölyesinin el emeği stoneware seramiklerini, bizim hikayesi olan reclaimed ahşap taşıyıcılarımızla buluşturduk. Seramikler Anadolu toprağından elle şekillenip ateşle doğarken, biz de eski köy kirişlerinden kestane ve meşe blokları tek parça kesimle işledik.
Pedestallerimiz: Doğal budaklar, derin çatlaklar ve zamanın aşındırdığı yüzey izleri korunarak yalnızca doğal yağlarla hafifçe korundu – brutal ama davetkar bir zemin yaratarak seramiklerin organik formlarını, dalgalı kenarlarını ve toprak tonlarını ön plana çıkarıyor. Siyah çerçeveli aydınlatmalı raf sistemi ise seramik koleksiyonunu (bej, siyah, gri tonlarda kaseler, tabaklar, heykelsi parçalar) loş ışıkla dans ettiriyor; ahşap detaylarla bütünleşerek mekanlara hem sanat hem de sıcak bir ambiyans katıyor.
Bu iş birliği: Toprak + ateş + insan emeği (Terra Marique) ile ahşap + zaman + ham estetik (bizim katkı) – Alaçatı/Çeşme’nin fine dining ve bohem mekanlarında ruhu besleyen bir bütünlük.
- Ahşap Türü: Kestane ve meşe (eski kirişlerden yeniden doğdu, doğal doku korunarak)
- Teknik: Tek parça kesim, minimal müdahale, doğal yağ ve balmumu ile koruma – budaklar/çatlaklar saklanmadı
- Taşıyıcı Formlar: Yüksek pedestaller (kase ve tabak için), yuvarlak/dikdörtgen bloklar; seramiğin ağırlığını ve estetiğini dengeleyen stabil tasarım
- Sergileme Unsuru: Siyah metal çerçeveli, LED aydınlatmalı duvar rafı – ahşap detaylarla entegre, seramiklerin gölgelerini ve dokularını vurguluyor
- Konsept: Brutal zarafet kontrastı – seramiğin organik hamlığı ile ahşabın zamansız hikayesi birleşiyor
Bu iş birliği: Toprak + ateş + insan emeği (Terra Marique) ile ahşap + zaman + ham estetik (bizim katkı) – Alaçatı/Çeşme’nin fine dining ve bohem mekanlarında ruhu besleyen bir bütünlük.
