Hakkımızda
Marangozhane Abanoz, ahşabı yalnızca bir malzeme olarak değil, zamanın hafızasını taşıyan yaşayan bir varlık olarak gören seçici bir marangozhanedir. Biz ahşabı zorlamayız; onu dinler, geçmişini anlamaya çalışır ve olmak istediği forma saygıyla eşlik ederiz.
Karadeniz’in eski köy evlerinden, yıllarca rüzgârı, yağmuru ve insan hikâyelerini taşımış kestane ve meşe ağaçlarıyla çalışıyoruz. Her parça, daha önce başka bir hayatın parçası olmuş ahşaplardan doğar. Bu yüzden ürettiğimiz şeyler yalnızca masa, raf ya da kapı değil; geçmişi bugüne taşıyan hafıza objeleridir.
Topraktan Gelen İzler
Çocukluk yıllarımızdan bugüne, toprağa ve ahşaba dokunarak öğrendiğimiz her şey; bugün yaptığımız işlerde birer iz olarak yeniden karşımıza çıkıyor. İç Anadolu’nun kerpiç evlerinden Karadeniz’in ustalık geleneklerine, şehir ölçeğindeki projelerden küçük bir atölyedeki ince işçiliğe kadar uzanan bu birikimi, her yeni işte yeniden düşünerek, sorgulayarak ve geliştirerek kullanıyoruz.
Abanoz’da her mobilya, her yapı detayı ve her sanat işi; sadece işlevsel bir nesne değil, aynı zamanda düşüncenin, sabrın ve kültürel birikimin somutlaşmış hâlidir. Biz, malzemeye saygı duyarak, izlenebilir ve özenli üretim süreçleriyle; insanın ruhuna ve gündelik hayatına iyi gelen, uzun ömürlü işler üretmeye devam ediyoruz.
Ahşabın Hafızasına Saygı
Her ahşap parçası bir geçmişe sahiptir. Yüzlerce yıl boyunca rüzgârı, yağmuru, evlerin sessizliğini içinde taşımış bir kiriş ya da kütük… Biz bu izleri silmeyiz. Aksine, ahşabın hikâyesini dinler ve onu yeni hayata taşırken koruruz. Gerçek ustalık, ahşabı zorlamak değil, onun sessiz anlatısını duymaktır.
Doğallık ve Patina
Ahşap, zamanla daha güzel olur – ama sadece kendi patinasıyla bırakıldığında. Çatlaklar, budaklar, güneş yanıkları, eski izler… Bunlar kusur değil, derinliktir. Cilaya boğmak yerine balmumu ve doğal yağlarla koruruz. Ahşap nefes alsın, yaşlansın ve zamanla daha da kendine özgü olsun isteriz.
Brutal Estetik
Biz şekilcilikten uzak dururuz. Ahşabın ham, güçlü ve keskin hali ön plandadır. Masif formlar, sert dokular, monolitik duruş… Ahşap zaten yeterince etkileyicidir; ona fazla süs eklemek sesini kısmak olur. Yalın, dürüst ve zamana meydan okuyan bir güzellik ararız.
Zanaatkâr Ustalığı
Her parça elden geçer, seri üretim yapmayız. Endüstriyel tekrar yerine insan eli, makine hızı yerine yavaşlık. Geleneksel geçmeler, zıvanalar kullanırız. Her obje biriciktir çünkü kullandığı ahşap biriciktir. El işçiliği, ruhu olan işler doğurur.
Seçicilik
Burası herkesin her istediğini yaptırabileceği bir atölye değildir. Ahşabın doğasına aykırı, ruhunu zedeleyecek talepleri kabul etmeyiz. Sınırı biz değil, ahşap çizer. Bu seçicilik bir kısıt değil, derin bir saygıdır. Doğru insanlarla, doğru işler yapmak isteriz.
Ahşabı Dinlemek
Ahşabı şekillendirmek değil, anlamak esasımızdır. Damar yönü, budaklar, yaşlanma izleri bize yol gösterir. Ahşap bazen masa, bazen raf, bazen sadece bir obje olmak ister. Biz sadece kulak verir, ona yol açarız. Gerçek marangozluk, bu sessiz diyaloğun içindedir.
Sürdürülebilirlik
Yeni ağaç kesmek yerine eskiyi değerlendiririz. Yıkılan köy evlerinden, terk edilmiş yapılardan çıkan ahşaba ikinci bir hayat veririz. Bu hem doğaya saygı hem geçmişe borçtur. Her dönüştürdüğümüz parça, bir ağacın ömrünü uzatır ve zamanın döngüsüne katılır.
